en buyuk sefaat

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

en buyuk sefaat

Mesaj  rasım Bir Perş. Kas. 20, 2008 7:17 pm

Ebu Hureyre (r.a) şöyle dedi:

Bir yemek davetinde Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber bulunuyorduk. Kendisine etin kol tarafı ikram edildi. Resul-i Ekrem etin . kol tarafını sever*di. Ondan bir lokma kopardıktan sonra şöyle buyurdu:

"Kıyamet gününde insanların efendisi benim! Bu da neden biliyor musunuz? Allah Teala gelmiş gelecek bü*tün insanlan düz bir yere toplayacak. Orası, insanlara bakan kimsenin hepsini görebileceği, onlara çağıranın hepsine sesini duyurabileceği bir yerdir. Güneş onlara yaklaşacak, insanlar sıkıntıdan kederden artık dayanama*yacak hale gelince birbirlerine:

- İçinde bulunduğunuz sıkıntıyı, başınıza gelen hali görüyor musunuz? Halinizi Rabbinize arz ederek size İtimin şefaat edeceğini düşünmüyor musunuz? diyecek*ler. Bazdan ötekilerine:

- Babanız Ademe gidiniz, diyecekler. Ademe gelip: -Ey Adem! Sen insanların babasısm. Seni Allah eliyle yarattı. Sana kendi ruhundan üfledi. Meleklere sana secde etmelerini emretti, onlar da secde ettiler. Seni cennete yerleştirdi. Rabbine varıp bizim için şefaat et. İçinde bu*lunduğumuz hali, başımıza gelen derdi görmüyor musun? diyecekler. O da:

-Bugün Rabbim benzeri görülmedik şekilde gazaplı*dır. Ne daha önce böylesine gazaplandı ne de bundan sonra böyle gazaplanır. Alemlerin Rabbi o ağaca yaklaş*mamı yasakladı, ama ben O u dinlemedim. Asıl benim nefsim şefaat edilmeye muhtaçtır, benim nefsim, . benim nefsim! Siz başkasına gidin, Nuha gidin, diyecek. Onlar da Nuha gelerek:

-Ey Nuh! Sen yeryüzü halkına gönderilen Resullerin ilkisin. Allah Teala sana "çok şükreden kul" demişti. İçinde bulunduğumuz perişan hali görmüyor musunuz? Başımıza gelenleri görmüyor musun? Rabbinin huzurun*da bize şefaat etmeyecek misin? diyecekler. O da:

-Bugün Rabbim benzeri görülmedik şekilde gazaplı*dır. Ne daha önce böylesine gazaplandı ne de bundan sonra böyle gazaplanır. Benim bir duam vardı; onu da kavmimin aleyhine kullandım. Asıl benim nefsim şefaat edilmeye muhtaçtır, benim nefsim, benim nefsim! Siz başkasına gidin. İbrahime gidin diye karşılık verecek. Onlar da İbrahime gelerek:

-Sen Allahın Peygamberisin, yeryüzü halkı içinde Allahın dostu sensin. Rabbinin huzurunda bize şefaat et! İçinde bulunduğumuz perişan hali görmüyor musun? diyecekler. O da şunları söyleyecek:

-Bugün Rabbim benzeri görülmedik şekilde gazaplı*dır. Ne daha önce böylesine gazaplandı ne de bundan sonra böyle gazaplanır. Ben vaktiyle üç yalan söylemiş*tim. Asıl benim nefsim şefaat edilmeye muhtaçtır, benim nefsim, benim nefsim! Siz başkasına gidin; Musaya gi*din. Onlar da Musaya gelerek şöyle diyecekler:

- Ey Musa! Sen Allahın Rasulüsün. Allah sana Pey*gamberlik vermek ve seninle konuşmak suretiyle seni diğer insanlardan üstün kılmıştır. Rabbinin huzurunda bize şefaat et. İçinde bulunduğumuz hali görmüyor mu*sun? O da:

-Bugün Rabbim benzeri görülmedik şekilde gazaplı*dır. Ne daha önce böylesine gazaplandı ne de bundan sonra böyle gazaplanır. Ben öldürülmesine dair emir al*madığım bir adamı öldürdüm. Asıl benim nefsim şefaat edilmeye muhtaçtır; benim nefsim, benim nefsim! Siz başkasına gidin; İsaya gidin, diyecek. Onlar da İsaya gelerek:

-Ey İsa! Sen Allahın Rasulüsün, O un Meryeme yönettiği kelimesi ve O un yarattığı bir ruhsun. . Sen da*ha önce beşikte iken insanlarla konuştun. Rabbinin huzu*runda bize şefaat et. İçinde bulunduğumuz perişan hali görmüyor musun? diyecekler. İsa da:

-Bugün Rabbim benzeri görülmedik şekilde gazaplı*dır. Ne daha öncesi böylesine gazaplandı ne de bundan sonra böyle gazaplanır, diyecek, ama bir günah zikretme*yecek. Sonra da asıl, benim nefsim şefaat edilmeye muh*taçtır; benim nefsim, benim nefsim! Siz başkasına gidin; Muhammede gidin, diyecek.

Başka bir rivayete göre Resul-i Ekrem (sallallahu a-leyhi ve sellem) şöyle buyurdu: onlar da bana gelerek:

- Ya Muhammedi Sen Allahın Rasulü ve Peygam*berlerin sonuncususun. Allah Teala senin gelmiş geçmiş bütün günahlanm bağışlamıştır. Rabbinin huzurunda bize şefaat et! İçinde bulunduğumuz perişan hali görmüyor musun? diyecekler. Ben de yürüyüp Arşın altına gelece*ğim, Rabbime secdeye kapanacağım. Sonra Allah Teala daha önce kimseye öğretmediği en güzel hamdü senayı bana ilham edecek. Sonra bana hitaben:

-Ya Muhammedi Secdeden başını kaldır! İste! İstedi*ğin sana verilecek. Şefaat et, şefaatin kabul edilecek, bu*yuracak. Ben de başımı secdeden kaldıracağım ve:

- Ya Rabbi! Ümmetimi bana bağışla! Ya Rabbi! Ümmetimi kurtar! Ya Rabbi! Ümmetimi bağışla! diye yalvaracağım. O zaman bana:

-Ya Muhammed! Ümmetinden hesaba çekilmeyecek olanları cennet kapılarının en sağındaki Babül aymenden içeri al. Onlar başkalarıyla beraber cennetin diğer kapılarından da gireceklerdir, buyurulacak. Soma Resuli Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) sözüne devam etti: Nefsim elinde olan Allaha yemin ederim ki, cennet kapılarının iki kanadı arasındaki mesafe, Mekke ile (Bah*reyndeki) Hacer veya Mekke ile (Suriyedeki) Busrâ arasındaki . mesafe kadar geniştir." (Buhari-Müslim)

Hadisin . Faydalarından...

1) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)in Al*lahın katında sânı ve şerefi yücedir.

2) Kıyamet günü Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiz lâyık olan kimselere şefaat edecektir.

3) Allah (c.c) izin vermedikçe hiç kimse, kimseye şe*faat edemez.

4) Mahşer günü çetin ve korkunç bir gündür.

5) Peygamberler her türlü günahlardan arınmışlardır.

Allahım hepimizi hesaba çekilmeyen kullardan eylesin inşallah

rasım

Mesaj Sayısı: 19
Kayıt tarihi: 09/10/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz